İmam Musa el-Kazım
Recep ayının 25. günü, İslam tarihinde özel ve hüzünlü bir yere sahiptir. Bu tarih, İmam Musa bin Ca‘fer — İmam Musa el-Kâzım’ın (selam olsun ona) şehadet yıldönümüdür.
İmam Musa el-Kâzım (selam olsun ona), hicrî 128 yılında Medine’de doğmuştur. Babası İmam Ca‘fer es-Sâdık’ın (selam olsun ona) vefatından sonra İmamet sorumluluğunu üstlenmiştir. Derin ilmi, örnek ahlâkı, sabrı ve öfkesini kontrol edebilme özelliği sebebiyle el-Kâzım — “öfkesini dizginleyen” lakabıyla tanınmıştır. Zulüm karşısındaki sakin fakat ilkesel duruşu, onun şahsiyetinin belirleyici özelliklerinden biri olmuştur.
Abbâsî halifeleri döneminde, özellikle Hârûn er-Reşîd’in iktidarı sırasında, İmam (selam olsun ona) uzun yıllar zindanlarda tutulmuştur. Hapis hayatında bile yaşamı, ibadet, dua ve hakikate sarsılmaz bağlılığın bir örneği olmuştur. Hicrî 183 yılında Bağdat’ta zehirlenerek şehadete ulaşmıştır.
İmam Musa el-Kâzım’ın (selam olsun ona) şehadeti, yalnızca tarihî bir olay değil; sabır, adalete bağlılık ve ilahî rehberliğin sessiz fakat sarsıcı gücünün bir sembolüdür. Onun hayatı ve ölümü, geleceğe yönelik bir ders olarak kalmaktadır: zulüm geçicidir; sabırla korunan hakikat ise ebedîdir.
