Usûlü’d-dîn ne anlama gelir?
Usûlü’d-dîn, “dinin kökleri ve esasları” anlamına gelir. İslam inancında insanın imanının temelini oluşturan beş itikadî esas kastedilir. Dini bir ağaca benzetecek olursak, usûlü’d-dîn onun kökü, diğer itikadî ve amelî konular ise bu kökten çıkan gövde ve dallar gibidir. Kök sağlam olduğunda ağaç da sağlam olur. Şimdi bu beş esası açıklayalım:
1. Tevhid
Tevhid — Allah’ın var olduğuna ve bir olduğuna inanmaktır. Bu, Allah’ın varlığına ve O’nun zatında, sıfatlarında ve ibadette tek ve eşsiz olduğunainanmayı ifade eder. Allah’ın hiçbir ortağı, eşi, dengi veya benzeri yoktur.
2. Adl (İlâhî Adalet)
Adl, Allah’ın mutlak anlamda adil olduğuna ve hiçbir zaman zulmetmediğine veya haksızlık yapmadığına inanmaktır. Allah adildir ve asla zulmetmez.
3. Nübüvvet (Peygamberlik)
Nübüvvet, Allah’ın insanları doğru yola yönlendirmek amacıyla peygamberler gönderdiğine inanmaktır. Bu peygamberlik silsilesinin sonuncusu Hz. Muhammed’dir ve ondan sonra başka bir peygamber gelmeyecektir. Hz. Muhammed insanlara İslam’ı tebliğ etmiş ve melekler aracılığıyla kendisine vahyedilen Kur’an’ı insanlara ulaştırmıştır.
4. İmamet (İlâhî Rehberlik)
İmamet, Peygamber’den sonra ilâhî rehberliğin Ehl-i Beyt imamları aracılığıyla devam ettiğine inanmaktır. İmamların sayısı on ikidir: İmam Ali, İmam Hasan, İmam Hüseyin, İmam Zeynelâbidîn, İmam Muhammed el-Bâkır, İmam Ca‘fer es-Sâdık, İmam Musa el-Kâzım, İmam Ali er-Rızâ, İmam Muhammed el-Cevâd, İmam Ali el-Hâdî, İmam Hasan el-Askerî ve İmam Mehdi. Onlar ümmete rehberlik eden ve dini koruyan ilâhî rehberlerdir.
5. Meâd (Âhiret)
Meâd, insanın ölümden sonra yeniden diriltileceğine, Kıyamet Günü’ne, ilâhî hesaba, sevap ve cezaya, Cennet ve Cehennem’e inanmaktır. İnsan, dünya hayatında yaptığı amellerden dolayı âhirette sorumlu tutulacaktır.